Sayfalar

Takip Listesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Takip Listesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2013 Pazartesi

Lucas Andersen

Geçen sene şans eseri youtube sayesinde keşfettiğim bir yeteneği tanıtacam bu yazıda. Lucas Andersen. Youtube'da bambaşka bir genç yeteneğin gelişimini izleyebilmek için bir klip izlerken bir şey beni dürttü ve yandaki listeden başka bir videoya geçtim. Çok beğendiğim bu genç çocuğun adını unutmamak için Facebook'ta durum güncellemesi olarak yazdım.

Bu yaz transfer döneminde de gördüğüm bir haberle hem şaşırdım hem sevindim. Transferin son günlerinde AJAX alt yapısına Aab'dan Lucas Andersen'i kadrosuna kattı. Bu süratli ve inanılmaz bir top sürme tekniğine sahip kanat oyuncusu bakalım AJAX'ın futbol fabrikası sayesinde nasıl bir canavara dönüşecek. Bekleyip göreceğiz...

Samsung'dan daha yetenekli

Türkiye Süper Ligi'nden sonra en yakından takip ettiğim lig şüphesiz Bundesliga'dır. 90'ların sonunda Premier League'den aldığım keyfi alabiliyorum Bundesliga'da. Son iki sezondur bu ligde takip ettiğim çok sayıda futbolcu var bunları yavaş yavaş tanıtacam. Şu anda ünlü olan ve olmayan bir çok futbolcuyu anlatacağım. Bunlara Götze ile başlamıştım aslında. Şimdi sıra çok da ünlü olmayı başarmamış bir futbolcuyla devam ediyorum bu yazılarıma. Son Heung-min. 

Son Heung-min 1992 Güney Kore doğumlu bir futbolcu. 2008 yılında yani 16 yaşındayken liseyi bıraktı ve Hamburg'un altyapısına katıldı. 2010 yılında da ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı. 

Son Heung-min'in en çok dikkat çeken özelliği şüphesiz ki enerjisi ve sürati. Her iki ayağını da çok iyi kullanıyor ve topla birlikte de topsuz da inanılmaz hızlı. Üstelik maç boyunca 2-3 depar atıp bitmiyor. Maç sonundaki duraklama dakikalarında bile rakip defans yorgunluktan sürünürken maçın başında attığı deparları atabiliyor.

Uzaktan her iki ayağıyla da çok iyi şut atabiliyor. Pasları da oldukça etkili. Yalnız çizgiye inip orta yapma alışkanlığı yok. Genelde çizgiden sadece ceza sahası hizasına kadar ilerliyor sonra içeri kaleye doğru dönüyor. Eğer çizgiye inip orta yapma alışkanlığını da kazanırsa daha da etkili olacaktır.

Top tekniği kadar son vuruşları da etkili. Genelde tek vuruşla gol buluyor. Önüne atılan toplara kşarak çeşitli vuruşlar yapabiliyor. Ligimizde çoğu forvetin rastgele vuruş yaptığı pozisyonlarda aşırtma vuruştan kalecinin yanına topu çekip boş kaleye bırakmaya kadar geniş bir repertuarı var.

Her iki kanatta, forvet arkasında ve forvette oynayabiliyor. Orta sahanın ortasında da oynadığı oldu.

1.84 boyunda ve hava toplarında da orta halli bir oyuncu. Biraz güçlenirse 2-3 yıl içinde muhtemelen çok büyük bir transfere imza atacaktır.

10 Şubat 2013 Pazar

Galaksinin Uzak Köşesindeki Yıldız

Alman futbolu son yıllarda inanılmaz yükselişte. Yetiştirdikleri üstün yetenekli futbolcularla her döneme damgasını vurmuş bir ekol aslında Alman ekolü. Katıldığı hiçbir kupada kötü bir kadrosu olmadı. Her zaman iyi jenerasyonla oynadılar. Klinsmann'lı, Möller'li, Haessler'li, Mattheus'lu, Sammer'li, Köpke'li kadro benim futbol izlemeye başladığım döneme denk geldiği için de hep gözümde ayrı bir yerde olmuştur Alman futbolu. Fakat son yıllarda futbolcu yetiştirme işini oldukça abarttıklarını düşünüyorum. Aynı mevkide 5-6 futbolcu çıkarmaya başladılar. Üst düzey forvet oyuncusu çıkaramıyorlar Klose'den sonra derken Mario Gomez gibi çok sıradan bir futbolcuyu potansiyelinin de üstüne çıkarttılar. Bayern Münih'in son 4-5 yıldaki Şampiyonlar Ligi performansı (iki tane final kaybetmiş olsalar da), Borussia Dortmund'un Bundesliga'daki patlaması ardından bu sene Şampiyonlar Ligi'nde yaptıkları dikkat çekiyordu. Milli Takım düzeyinde de Löw'le yakaladıkları istikrar gerçekten takdire değer. Bu jenerasyondan hakkında yazı yazacağım çok futbolcu olacak ama Götze ile başlamak istedim ben.

Mario Götze 1992 doğumlu bir oyun kurucu. Orta sahanın ortasında görev yapıyor. 9 yaşında Borussia Dortmund'un altyapısına giren Götze o yıldan beri de Borussia Dortmund'un formasını giyiyor. Götze genç yaşına rağmen saha içinde sorumluluk alabilen bir oyuncu. Her zaman topların kendinde toplanmasından rahatsızlık duymuyor. Hem attığı paslarla hem de topla birlikte hızlı deparlarıyla takımını pozisyona sokmakta hiç zorlanmıyor. Hızlı bir oyuncu olduğu için zaman zaman kanatta da görev yapıyor ama en verimli olduğu yer göbek.

Harika bir oyun okuma yeteneği var Götze'nin. Arapasları ve kanat ortalarıyla çok fazla tehlike yaratabilecek bir oyuncu. Bilekleri çok yumuşak. Hem koşarken hem de dururken bu yumuşak bilekleri sayesinde çok rahat adam geçebiliyor.

Gelelim zayıf yanlarına. Bence Götze'nin en zayıf yönü sol ayağı. Sağ ayağı ile çok iyi pas atabilen şut çekebilen bu adam sol ayağını kullanamıyor. Bu onun en iyiler seviyesine ulaşmasının önündeki en büyük engel gibi duruyor. Bunun yanında fiziğini de geliştirmeli. Bundesliga'da çok büyük bir yıldız olan Mesut La Liga'da oynarken fiziğini oldukça geliştirmek durumunda kalmıştı ki La Liga sertliği ile bilinen bir lig değildir. Eğer Götze İngiltere'de ya da Barcelona ya da Real Madrid gibi takımlarda oynamak istiyorsa fiziğini geliştirmeli.

1 Şubat 2013 Cuma

Sol bek - Sol Açık


Younousse Sankhare 1989 doğumlu sol ayaklı bir futbolcu. Üstün top tekniği olan çizgiden akıp giden bir futbolcu. Hem sol açık hem de sol bek olarak oynayabiliyor.

Paris Saint Germain altyapısında yetişmiş bir futbolcu. Kendisinden daha önce Fransa'nın yeni kuşağını tanıttığım yazımda da bahsetmiştim. Beklediğim patlamayı henüz yapamadı ama Türkiye ligi'nde sol açık ya da sol bek ihtiyacı çeken ve bu bölgeye yabancı futbolcu düşünen takımları için ideal bir futbolcu. Fransa'da A milli takım seviyesinde henüz forma giyemedi. Sadece 21 yaş altı milli takımında forma şansı yakaladı. 
               Paris Saint Germain formasıyla onu Kayserispor karşısında izleme fırsatı bulmuştuk. Daha sonraları Reims'e kiralandı. 1 yıl Reims bir yıl Dijon'da kiralık olarak oynadıktan sonra Dijon'la uzun süreli sözleşme imzaladı.

Uzun süredir takip listemdeki bu adamı bir gün Türkiye Ligi'nde de görmek isterdim.Şimdi size bir kaç görüntüsünden oluşan bir video da izleteyim.



6 Eylül 2009 Pazar

Lewandowski Varsa Gol de Var


Bu gece takip listemde olup da yüzümü güldüren bir başka futbolcu da Robert Lewandowski oldu. Daha önceki yazılarımın birinde kendisini tanıtmış ve gol yeteneğinden bahsetmiştim. Bu gece milli takım formasıyla golünü atarak beni yine haklı çıkardı. Teşekkürler Lewandowski.

Daniel Pudil


Çek Cumhuriyeti'nin yeni kadrosuyla ilgili yazdığım yazıda değindiğim bu yetenekli genç sol açık bugün beni mahçup etmeyerek güzel bir oyun ortaya koymuş bir de gol atmıştır. Disiplin sorunlarından yavaş yavaş kurtulan bu genç futbolcu yıldız olma yolunda ilerlemektedir. Takip listemdeki yeri sağlam.

30 Ağustos 2009 Pazar

Sol Şeritte Ashley Cole'a Sellektör Yapan Adam - Joe Mattock-



Joseph William Mattock 1990 doğumlu bir İngiliz futbolcu. Leicester City'den bu sene West Bromvich Albion'a transfer oldu.

Ashley Cole'den sonra bir türlü çok üst düzey sol bek yetiştiremeyen İngiltere şimdilerde Joe Mattock'un gelişimini izlemekte. Ashley Cole sonrası Wayne Bridge'in beklenen düzeye gelememsi Joe Mattock'a temkinli yaklaşılmkasına neden oluyor. Joe Mattock ise şimdiden bir çok özelliği ile Ashley Cole'le yarışmaya başladı bile.

1.81 boyunda Joe Mattock rakip futbolcular karşısında cılız durmuyor. Ayrıca sürati ve top sürme yeteneğiyle de hücuma çok iyi katkı yapabiliyor ki bu Ashley Cole'da da fazlasıyla vardı. Fakat Ashley Cole'a getirilen eleştirilerden biri orta yeteneğiydi. Bilinen bir gerçek var ki o da Ashley Cole'un çok üst düzey bekler gibi orta yapamaması. Mesela bir Patrice Evra Ashley Cole gibi ileri çıkıyor ama ondan daha iyi orta yapıyor. Ashley Cole'un önünde Malouda gibi bir cengaver oynadığı için bu özelliği belki de şimdiye kadar başına iş açmamıştır. Ama artık Joe Mattock ile birlikte İngiltere'de orta yapabilen sol bek dönemi oldukça yakın. Zira Mattock orta yeteneğiyle de şimdiden tam not almayı başarıyor.

Ashley Cole'un en güçlü yanı ise mükemmel güçlü duruşudur. İkili mücadelelerde asla yıkılamaz bir oyuncudur. Sert savunma anlayışıyla Danial Alves vb. beklerin çok çok önüne geçer. İşte Joe Mattock bu konuda biraz akıllarda şüphe bırakıyor. Ashley Cole kadar güçlü değil. Hatta anca yarısı kadar güçlüdür. Ama acaba ileride onunla yarışabilecek kadar güç kazanabilecek mi?

Joe Mattock İngiltere'yi milli takım düzeyinde 3 farklı yaş kategorisinde temsil ettiğinden 20 yaşında olmasına rağmen oldukça tecrübeli bir futbolcu. Hem de yaşına göre oldukça iyi sayıda uluslararası maç görmüş.

Joe Mattock gelecek yıllarda Chelsea'de, Arsenal'de, Manchester United'da forma giyebilir. Şimdiden kendisini takip listemize ekliyoruzs ve belki de bir efsanenin yükselişine şahid oluyoruz. Hadi bakalım Joe Mattock!

23 Temmuz 2009 Perşembe

Andrea Pirlo bitti Yaşasın Luca Cigarini



2000'li yıllarda Andrea Pirlo hem İtalya Milli Takımı hem de Milan için büyük bir futbolcuydu. Hatta kendi mevkisi için bir rol modeldi. Orta sahanın arkasında oynayan oyun kurucu sayısı pek azdı o zamanlar ve olanlar da uygulamada başarısız kalıyorlardı. Andrea Pirlo ise defansın hemen önünde her iki ayağını da muhteşem kullanarak, mükemmel paslarıyla Milan'ın oyununu tek başına yönlendiriyordu. Kaka'nın Milan kariyerinde başarıyı yakalamasını da Pirlo sağladı.

Pirlo artık Milan'ın istenmeyen adamı oldu. Maldini'nin de futbolu bıraktıktan hemen sonraki basın toplantısında da dediği gibi Kaka gitti Milan yara aldı, Pirlo giderse Milan biter.

İtalya Milli Takımı ise Pirlo'ya bağımlı değil artık. Geçtiğimiz sene Atalanta forması giyen Luca Cigarini Pirlo'dan daha üstün yeteneklerle donatılmış genç bir yıldız. Defansın hemen önünde oynayan Cigarini her iki ayağını da mükemmel derecede iyi kullanıyor. Uzun kısa demeden harika paslarla takımını yönlendiriyor ve sorumluluk almaktan asla kaçmıyor. Takımı zor durumdayken topu ayağına alabilen nadir futbolculardan. Uzaktan çok etkili şutları var ve de yorulmak nedir bilmiyor. İşte bu özellikleri belki de onun Napoli'nin dikkatini çekmesini sağladı. Gelecek sezon Napoli'de izleyeceğiz onu. Gelecek sezon Napoli'nin en büyük kozu olacağından şüphem yok.

Polonya Gururla Sunar -Robert Lewandowski-



Polonya futbolu son zamanlarda yetiştirdiğ üst düzey kalecilerle dikkat çekmeye başlamıştı. Bunun dışında Mariusz Lewandowski, Blaszczykowski, Janczyk gibi futbolcular da Polonya'da dikkat çekmeye başlamıştı.

2002 Dünya kupası'na gitmeyi garantileyen ilk takım olmasına rağmen kupada varlık gösterememişlerdi.2006 dünya kupası da aynen öyle oldu. Artık gelecek kupalara daha umutlu bakabiliyorlar. Çünkü onların yeni gol makinası Robert Lewandowski var.

Lewandowski 1988 doğumlu bir futbolcu. Henüz genç yaşına rağmen Polonya Ligi Gol kralı ünvanını kazandı ve şimdiden Avrupa'nın devlerini peşinden koşturmaya başladı. Güçlü bir futbolcu ve hava toplarında da oldukça başarılı. Ne zaman nerede duracağını çok iyi biliyor. Bunun yanında sürati de hiç de azımsanmayacak düzeyde. Son derece düzgün ve güçlü son vuruşları var.

Soğukkanlı tavırlarıyla şimdiden dikkat çekiyor. Sanki 40 yıllık futbolcu gibi. Gelecek yıllarda İngiltere Premier Ligi'nin orta sıra takımlarından birine transferini çok muhtemel görüyorum. Zira şimdiden kendisi o seviyede futbol oynuyor.

Isaac Vorsah



Geçen sezon Bundesliga'da bir ara bir rüya gerçek olacak deniyordu. Hoffenheim ligin büyüklerine kafa tutup şampiyonluk yarışında uzun bir süre önde gitti. Sonlara doğru istikrarı kaybettiler ve yarışı Wolfsburg kazandı. Fakat Hoffenheim şampiyon olamasa da Avrupa futbolu için dikkat çekici bir takım haline geldi. Özellikle defansın ortasında oynayan Ganalı Isaac Vorsah benim için yılın keşfi oldu diyebilirim.

Defansif orta saha oyuncusu olarak futbola başlayan Vorsah daha çok defansın ortasında görev yapıyor. 1.96 boyuyla Bundesliga'nın uzun boylu defans oyuncusu geleneğini sürdürüyor. Naldo, Mertesacker gibi kulelerle aynı kulvarda olduğunu söylemek yanlış olur elbette ama Vorsah henüz tecrübesiz bir oyuncu. 5 yıl sonra fiziksel avatajıyla tecrübesini birleştirince diğer defans kuleleriyle yarışacak kıvama geleceğinden şüphem yok.

1988 doğumlu Vorsah 2007 yılında Gana'da Yılın Oyuncusu ödülünü aldı. Defansif orta saha olarak oynamasından kalma yetenekleri onu diğer defans oyuncularından ayırıyor. Geriden oyun kurabilen, ayağında top tutabilen, isabetli pasları olan bir futblcu. Bu özelliklerinin yanında çok çevik ve atletik, aynı zamanda da süratli. Bunun üstüne bir de 1.96'lık boyunu da ekleyin. Yerden ve havadan geçilmez bir futbolcu.

Vorsah şimdilik tecrübesiz bir futbolcu. Henüz cesurca davranacak kararları alamıyor ve zaman zaman pozisyonunu kaybederek savunmada boşluğa neden oluyor. Bütün bunların yanında Bundesliga'nın en çok gelecek vaadeden futbolcuları arasına adını yazdırıyor. Vorsah Bu sezon da dikkatle izleyeceğim futbolcular arasındadır bence.

Andre Bikey




Kamerun'un yeni nesil futbolcuları arasında Premier Lig'deki futboluyla dikkatleri üzerine çeken en önemli isim Andre Bikey. Reading forması giyiyor. Defansın ortasında ve sağında görev yapabiliyor. 1.85 boyunda ve çok atletik bir oyuncu.

Bikey bir defans oyuncusunda bulunması gereken ger özelliğe sahip. Bunun yanında çok iyi pas dağıtabilen süratli bir futbolcu. Duran toplarda ileri çıkıp gol atma yeteneği de var.

Bikey kariyerine 15 yaşında Espanyol'da başladı ve Espanyol'da bir defa ble forma şansı bulamadan takımdan gönderildi. Önce pacos de ferrerira ardından da Shinnik forması giydi. Shinnik formasıyla dikkat çekmeye başlayınca 2005 yılında Lokomotif Moskova'ya transfer oldu. 2006-2007 sezonunu Reading'de kiralık olarak geçirdi ve daha sonra da Reading tarafından transfer edildi. Bu transfer için Reading 1 milyon Pound ödedi. Bikey gibi bir transfer çin oldukça düşük bir fiyat denebilir. O günden beri 62 defa Reading forması giydi ve rakip forvetlerin korkulu rüyası oldu.

Cesur, çevik, süratli, azimli bir futbolcu. Yaşı da henüz genç. İlerleyen yıllarda bir Bikey fırtınası esebilir Premier Lig'de. Reading'in kumarı tutarsa tabii. Bekleyip görmek lazım. Takipteyiz.