20 Aralık 2008 Cumartesi

En iyi defans hücum yapmaktır!

Futbolu hayatının bir bölümünde az çok takip etmiş herkes bu sözü bilir. Futbolun hücum yönünü övmek için kullanılır genelde. Gol yemek isemiyorsam topu ayağımda tutar, rakibe vermezsem bana gol atamazlar mantığını taşır. Doğru! Ama futbolun defansif yönünü övmektedir aslında.

Futbolda rakipten 1 fazla gol atar maçı kazanırım mantığı uluslararası arenada artık hamallıktan öteye geçememektedir. Günümüzün yenilmez sanılan devleri bu mantık yüzünden sapır sapır dökülmekte. Bunların başında Brezilya ve Hollanda futbolu gelmektedir. Artık futbolun fizik özelliklerine, güce ve defansif kuvvete dayalı yönünü iyi yapamayan takımlar başarılı olamayacaklardır.

Barcelona taraftarları hemen üstüme atlayacaklar, %60-70 topla oynama oranı, maç başına ortalama 3-4 gol, bunlar başarı getirmez mi diye soracaklar. Ancak yine de şunu göz ardı etmemek lazım. Barcelona'yı yenmek aslında zor değil. Adam gibi sert savunma yapan, kontra atağa hızlı çıkabilen takımlar Barcelona'yı yenmekte zorlanmayacaklardır. Günümüzde takımlar top rakipte olacak şekilde etkili olamamaktadırlar. Bu da Barcelona'nın işini biraz kolaylaştırıyor.

Barcelona'nın en büyük avantajı futbolu iki yönde de oynayabilen bir çok futbolcusu olması. Bunların bence en önemlileri Yaya Toure, Daniel Alves ve tartışmasız takımın kilit ismi Xavi. Son El Clasico'ya baktığımızda Messi'nin ağlamaklı gözlerle ortada dolaştığı dakikalarda bile Barcelona'nın oyununun bozulmaması bu oyuncular sayesinde olmaktadır. Henry yedek, Etoo formsuz, Messi oyundan düşmüşken bile Barcelona rahat top oynayabiliyorsa bu kesinlikle bu futbolcular sayesindedir. Barcelona'nın üstün pas istatistikleri de zannımca buradan kaynaklanıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder