4 Eylül 2009 Cuma

Dünya Kupası'na doğru

2010 Dünya Kupası her açıdan değişik bir Dünya Kupası olabilir. İlk defa Afrika'da bir Dünya Kupası düzenlenecek. Bu başlı başına alıştığımız DÜnya Kupası profilinin dışına çıkaracaktır bu kupayı.

Bunun dışında ise;

Dünya Kupalarında görmeye alıştığımız takımların kupaya katılamama tehlikesi var.

Avrupa gruplarına bakacak olursanız,

1. Grupta Danimarka 16 puanla lider ve hemen ardında 13 puanla Macaristan var. Portekiz ve isveç ise 9'ar puanla 3. ve 4. sıradalar. Dünya Kupalarına katılmayı sürekli başaran bu takımlara alışmıştık.

3. Grupta ise benim en çok endişendiğim tablo var. Slovakya 15 puanla birinci ve Çek Cumhuriyeti bu grupta maalesef sadece 8 puanla 5. sırada. Daha önce Çek Cumhuriyeti hakkında bir yazı yazmış ve onların yeni takımlarının dünya kupasına giderlerse iş yapabileceğini yazmıştım.

7. grupta ise Fransa 2. sırada. Evet belki ikinci sıradan gitme ihtimalleri çok yüksek ama Grup Lideri olarak gitmelerini bekliyorduk. Grubun lideri 1 maç fazlasıyla 5 puan farkla Sırbistan.

Güney Amerika'da ise arjantin eleme grubunda 4. sırada ve Alttan gelen takımlarla arasında sadece 2 puan fark var. Bu gruptan 4 takım çıkacak ve 1 takım da eleme oynayacak. Arjantin'i de bu kupada görmeme ihtimalimiz düşük de olsa var.

Bir de tabii Türkiye'nin durumu var. Bosna Hersek'in 4 puan gerisindeyiz. Bu cumartesi günü Estonya ile oynayacağız. Hafta içi de Bosna Hersek maçımız var. Biz bu iki maçı kazanırsak puan farkı 1'e inebilir. Bu durumda benim fikrimce gruptan çıkan takım biz oluruz. Bosna Hersek'in diğer maçlarında illa ki puan kaybedeceğini düşünüyorum.

Türkiye'nin olduğu turnuvalar bizim için tabii ki daha keyifli. Ama o alıştığımız atmosferin, dünya kupası coşkusunun yaşanması için, Arjantin'in, Çek Cumhuriyeti'nin , Fransa'nın, Portekiz'in de tökezlememesini diliyorum. Ne de hoş olurdu Arda ile Cristiano Ronaldo'yu birlikte izlemek, ya da Messi ile...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder