9 Eylül 2009 Çarşamba

2010 İçin Son Çağrı




8 yıllık Dünya Kupası hasretimizin dinme umudunun en azından playofflara kadar kalması için en önemli maçımız bu akşam. Fatih Terim iddialı. Futbolcularıma güveniyorum diyor. Yenemezsek de Bosna Hersek'e playofflarda gönlümüz sizinle deriz diyor. Neden bunu diyor anlayamıyorum orası ayrı. Mesela neden İspanya grup lideri oldu gönlümüz Dünya Kupası'nda onlardan yana olacak demiyor ya da Hollanda çok zevk veren bir futbol oynuyor gönlümüz onlardan yana olacak demiyor da Bosna Hersek'e diyor. Eminim cevabı üç aşağı beş yukarı tahmin edebilmişsinizdir.

Neyse gelelim maç öncesi milli takımımızın son durumuna. Biliyorsunuz ki Colin Kazım Richards "sakatlığı" nedeniyle kadrodan çıkarıldı. Sakatlık konusundan emin olamasam da kadrodan çıkarılmasına inanılmaz sevindim. Daha önce de söylediğim gibi milli takıma inanılmaz zarar veren, futbolcu bile diyemeyeceğim bir kişi kendisi. Sanki bir futbol takımında oynamıyor tek kişilik bir organizasyon sanki. Uzun lafın kısası Colin Kazım Richards gitti umarım gitmesi gereken bir kişi daha yakında ayrılır.


Milli takımda ilk 11 şöyle olacaktır diye tahmin ediyorum;

Volkan, Gökhan Gönül, Önder, Servet, Hakan Balta, Hamit Altıntop, Emre, Arda, Tuncay, Semih ve Sercan

Bu oldukça ofansif kadronun mücadele gücü yüksek olacaktır. Özellikle Tuncay Şanlı ve Arda Turan maçın kaderini değiştirebilecek futbolcular. Tüm umudumuz onlar olacak.

Ama geride oynayan Önder Servet ikilisinin uyumu çok önemli. Estonya'dan bile 2 gol yiyen bir takımın Misimovic ve Dzeko ikilisini nasıl durduracağını merak ediyorum. Üstelik Estonya asla kalabalık hücum etmeyen bir takım. Oysa Bosna Hersek çok güçlü bir kadroya sahip ve savunmanın arkasına top atabilen Miswimovic gibi cin bir oyun kurucuları var. Kalede Volkan yine o kabus günlerinden birinde değilse, Servet ve Önder uyum sağlayabilirse, daha az sorun yaşarız.



Bütün bu defansif zaafiyetlerimizin yanında takımda benim en çok umutlu olduğum yön Tuncay Arda ikilisi. Maçtan asla kopmayan bu iki futbolcu oynadıkları üst düzey futbolla da rakipleri zora sokuyorlar. Çok yüksek hücum repertuarları var. Tek yönlü değiller. Örneğin Tuncay savunma içinde hava topu alabiliyor, ama savunma sert olursa ayağa oynandığında savunmanın arkasına sarkabiliyor, bunun yanında kanatlardan top getirebiliyor, hatta Estonya'ya attığı goldeki gibi çok gerilerden atağa katılıp kontra atakla tehlike yaratabiliyor. Arda Turan ise her iki kanadı çok etkili kullanabilen bir futbolcuydu çok uzun zamandır ama Rijkaard'ın gelişiyle beraber artık forvet arkasında da oldukça başarılı. Ara toplarla forvet oyunuclarına pozisyon hazırlıyor, kanattan sıfıra inip içeri yardırıyor, bazen kanattan çicgiye bile inmeden etkili ortalar yapıyor, artık uzaktan da şut çekebiliyor, savunma arkasına koşular yapabiliyor vs. Bütün bunlar ofansif anlamda bizim adımıza çok büyük bir avantaj.

Kimin kazanacağı belli olmaz tabii ama eğer ki ilk golü atıp defansa çekilmezsek, hele ki ilk golü Bosna Hersek atarsa inanılmaz pozisyonlu bir maç izleyebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder